Sizin de dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum…

Bugüne kadar hep “AK”lığıyla övünen parti, mızrak çuvala sığmamaya başlayınca söylem değiştirdi. “CHP’ de falanca tarihte şöyle yapmıştı, ona neden tepki göstermiyorsunuz?”, “MHP de zamanında  böyle böyle söylemişti ona neden itiraz etmemiştiniz?” ve saire ve saire…

Pek muhterem Başbakanımızın deyişiyle seslenmek gerek sanırım bu tarz değişikliğine. “Velev ki” yaptılar, ettiler, söylediler… Sui misal misal olabilir mi ey sayın iktidara muktedir milletimin vekilleri? Yanlışı düzeltmek iddiasıyla erke talip olan, üstüne bir de bu gücü ele geçiren parti de aynı hataları devam ettiriyorsa kendi farklılığından bahsedebilir mi?

Madem ki aynı düzen devam ettirilecek; yeni yeni partiler kurmaya, yeni insanları vekil yapmaya gerek var mıydı? Saadet’in suyu mu çıkmıştı?

Bir başka söylem değişikliği daha var takıldığım…

Toplumun btün kesimlerini kucaklayacağını, birleştirici ve bütünleştirici olacağını her fırsatta vurgulayarak memleket sathına seslenen mümtaz Ak Parti ileri gelenleri  giderek dut yemiş bülbüle dönmüş, konuşmaya devam edenler ise “yüzde 58 bizim arkamızda” diyerek arkalarındaki desteğin büyüklüğünden dem vurmaya başlamışlardır.

Şimdi buna karşılık, 1982 Kasımında bu halkın yüzde 92’sinin bugün bizzat Ak Parti tarafından yerden yere vurulan anayasaya destek verdiğini söyleyeceğim; o zamanın şartlarını, koşullarını öne sürüp “konjonktürel durumlar konu dışıdır” diyecekler.

1938’in 10 Nisan’ında Avusturya ve Almanya’nın birleştirilmesi ve liderin de Adolf Hitler olması yönünde yapılan referandumda evet oylarının yüzde 98 çıktığını hatırlatsam, Ergenekoncu ilan edilip Silivri Tatil Köyü’ne davet edilmem büyük ihtimal…

Çoğunluğun her zaman doğruyu işaret edemeyeceğini felsefi verilerle anlatmaya kalksam, demokrasi düşmanı bile olurum mazallah…

Hitler dedim de…

Haksızlık yapmayalım, arada fark var…

O hiç değilse yahudilerden sabun yapıp değerlendiriyordu.

Bizimkiler?..

Ne kadar muhalif varsa Silivri toplama kampına atıp çürümeye terk ediyorlar…

Silivri deyince bir başka söylem değişikliği daha gözümüze çarpıyor. Düne kadar hoşlarına gitmeyen her kararda yargıya yüklenen hükümet; sözkonusu Balyoz, Ergenekon vs. olduğunda en cevval hukuk savunucusundan daha fazla sahip çıkıyor Ergenekon savcı ve yargıçlarına…

Terör örgütü üyesi olduğunu bizzat deklare eden/bilinen kişiler sınır kapılarında davullu zurnalı şenlik alaylarıyla karşılanırken; Silivri F Tipi Ceza ve Tutukevinde bu ülkenin askeri, doktoru, profesörü, yazarı, gazetecisi… sadece ve sadece “kuvvetli suç şüphesi” mazeretiyle 3 yıldır tutklu kalabiliyor.

Dayanağı olmayan bir ihbar mailiyle her an kapısının çalınma tedirginliğinde yaşıyor artık aydınlarımız…

Gizli tanıklara bakıyorsunuz; ya PKK itirafçısı, ya değişik suçlardan hüküm giymiş insanlar…

Tutuklulara bakıyorsunuz; hepsi aynı örgüte üye olmakla suçlanıyor ama pek çoğu ilk kez mahkeme salonunda tanışıyor.

İddianameye bakıyorsunuz; Ahmet Tuncay Özkan yerine  meşhur(!) hahamımız Tuncay Güney’in adı yazılmış… Her yerinden tutarsızlık akıyor.

…Sonra bir de dönüp Deniz Feneri’ne bakalım demeyin sakın. Çünkü o Deniz Feneri’nin bu Deniz Feneri ile alakası yok. Yoksa koskosa yargı bu kadar zaman soruşturma başlatmaz mıydı?..

“Bu kadarcık söylem değişikliği kadı kızında da olur” diyorsanız eğer, devamı var…

Mesela gözlerinden inci tanelerini akıta akıta okuduğu idam edilen gencin mektubunun ardından ne diyerek referanduma “evet” oyu istemişti  RTE?..

“Evet deyin ki darbecilerden hesap soralım!”… Şimdi ne diyorlar? Hiç bir şey… Çünkü söyleyecek sözleri yok. Bir şeyler gevelemeye çalışanlar ise zamanaşımından falan bahsediyor.

Peki sormazlar mı adama “oy isterken zaman aşımını bilmiyor muydunuz?” diye?

Yetmedi mi?..

İleri demokrasiye kavuştuk ya, Cizre’de polise taş, molotof atmak serbest; üniversitelerde muhalif eylem yapmak yasak…

Her türlü cemaat örgütlenmesi masum; ÇYDD, ADD ve bilumum benzeri kuruluşlar külliyen Ergenekoncu…

Alkollü içki ve sigara mamüllerinin bırakınız reklam/tanıtımı, satışı bile yasak; ama silah zararsız, 5’e kadar  ruhsat almak serbest…

Nasıl?

Takiyye mi?

Yok canıım, nereden çıkarıyorsunuz…

Sadece “ileri demokrasi” hızla ilerlemeye devam ediyor!..