• İletişim
  • Önsöz niyetine

Fareliköy
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Makale
  • Öykü
  • Şiir

Category: Öykü


KÜÇÜREK

Filed Under: Öykü by Bülent Pınarbaşı — 1 Comment
05 Eylül 2011

Tweet

Gözbebeklerini perdeleyen iki damladan birini genç kızın avuçlarına bırakırken “sakla”dedi, “bu kış soğuk geçecek senin için…”

Kadın, avuçlarına yaklaştırdığı dudaklarıyla hediye gözyaşını tenine hapsetti, gidenin ardına astığı bakışlarıyla noktaladı genç adamın ıssız vedasını…

***

“Alın size bir hayat” dedi karşılıksız aşkının bedelini ödemek üzere bir ipin ucunda dünyaya son tekmeyi savururken; “üstü kalsın!”

***

“Şu sandık lekesi” dedi iç geçirerek gizliden gizliye, “benim de bir zamanlar genç olduğumun en büyük delili…”

***

Büyüleyici Akdeniz akşamlarına batan güneşin yeniden doğacağını hep bildi de, gecenin kör kuyusuna düşen kaç sevdanın sabahın ilk ışıklarına kavuşabileceğini hiç kestiremedi yılların buzlu bademcisi Ferhat Usta…

Comment

DUVARLA KONUŞMA

Filed Under: Öykü by Bülent Pınarbaşı — Leave a comment
05 Eylül 2011

Tweet

- Öyle bakma bana, biliyorsun.

-Evet biliyorum, mecbursun.

-Ben de istemezdim. Ama belim de boynum da bükük hayatın sırtıma yükledikleri karşısında.

-Sen istemedin mi o sırtındakilerin bir bölümünü de? Sen kendin gönüllü girmedin mi boyundan büyük sorumlulukların altına? Şimdi neyden ve ne için şikayet ediyorsun anlamıyorum.

- Hayır, benim istediğim böylesi değildi. Onların birer buzdağı olduğunu yüklenmeden anlayamadım.

- Buzdağı, evet… Ama onu kendi sıcaklığında eritip ağırlığını hafifletmen mümkündü. Sen hep kendi adına başkaları omuz versin istedin. Oysa herkesin kendi aysbergi vardı.

- Ne diyebilirim ki?.. Yenik birinin söyleyecekleri sadece bahaneden ibaret kalacaktır bu saatten sonra. Gitmem gerek, anla beni. Tuş oldum ve sırtımı minderden kaldırabilmek için yeni bir başlangıca ihtiyacım var.

- Bu kaçıncı yenilgin ve bu kaçıncı başlangıcın olacak düşündün mü hiç? Giderken yüreğini burada bırakabilecek misin? Yoksa daha öncekiler gibi beraberinde mi taşıyacaksın mağlubiyetin izlerini?

- Bırakmam gerek. Enkaz üzerine yeni bir başlangıcın sağlam temelli olmayacağının farkındayım. Belki bir kaç anı…

- Ha ha…

- Gülme… başaracağım bu kez. Kararlıyım.

- Onun için mi art arda ekliyorsun sigaraları? Yoksa havaya savurduğun her nefeste kararsızlığına destek mi arıyorsun?

- Kararsızlık değil bu. Gideceğim. Sadece yeni başlangıcın tedirginliği belki. Bu ev, bu bahçe, duvarlar kaybedilmiş bir savaşın tanığı. Nereye dönsem yılgınlığımı artıracak bir delil bana göz kırpıyor sinsice. Seninle ilgili değil. Ama üzerinde bana ait çok şey taşıyorsun.

- Haklısın… bak mesela şu köşede ağlamıştın babanı kaybettiğinde sessizce. Şuradaki pencereye tüneyip beklemiştin komşunun kızının işe gidiş saatlerini. Bak, tam şurada sedire kapaklanıp hüngür hüngür ağlamıştın sınıfta kaldığında. Şurada da…

- Anlatma!.. Ne olur anlatma. Daha fazla zorlaştırma. Dert ortağımsın benim. Bana ait ne varsa hepsini paylaştım seninle. İşte bunun için beni en iyi senin anlaman gerek. Kapıdan dimdik çıkmak istiyorum. Gözümdeki yaşlarla boynum bükülür, yapma.

- Peki. Git. Ama gitsen de geride bıraktıkların burada yaşamaya devam edecek, bunu unutma. Yaşatacak olan da sensin. Nereye gitsen ilk önce burasıyla karşılaştıracaksın. Rengi, kokusu, aydınlığı… Baktığın her camda komşu kızını bekleyeceksin.

- Belki de… Ama burada başlayamam yeniden. Beni tökezletecek çok çakıltaşı var bu evde.

- Sen o çakıltaşlarıyla bir bütün oluyorsun, anlasana. Sen o taşlarsın. Tökezlesen de, kapaklansan da boylu boyunca canını acıtmazlar. Oysa yeni bir evde kimbilir kimin yıkıntıları karşılayacak seni.

- Her evin ayrı bir hikayesi var değil mi? Kimbilir kim, hangi yenilginin ardından terketti gideceğim yeri. Sanırım haklısın bu konuda.

- Haklıyım elbette… Hadi, gel kaçmak gerine göğsünü ger anıların kasırgasına. Bir kez başardın mı bir daha rahatsız etmezler seni.

- Yapamam ki… Gücüm yok, kalmadı.

- Yaparsın. Farzet ki elinde bir süpürge var ve ayağına takılabilecek ne varsa hepsini süpürmeye başla… Ve eski tablo izlerinin üzerine bir kat boya… Onların yerli yerinde durduğunu bil ama yenilerin güzelliğine gölge düşüremeyeceklerini de göster herkese.

- Ya tekrar yenilirsem?

- Şimdiye kadar hep tekrar kalkmayı başarmadın mı? her yenilgide tekrar bahar temizliği…

- HEY!.. Bırakın o kitaplığı yerine. Kamyondakileri de geri getirin; taşınmıyorum…

(16,09,2006)

Comment
« Older Entries
  • GRAFİK ÇALIŞMALARIM

    nitc-ilan sahil-radyo-dosya3 araynoel
  • Son Yazılar

    • BUZ TUTTUM SICAKLIĞINDA
    • Küçük Kadın
    • DÜŞLER DENİZİ
    • KÜÇÜREK
    • TELAŞ
    • DUR ARKADAŞ!
    • İZMİRLİ NE YAPTI?
    • SENİN YÜZÜNDEN
    • YAZDIĞIMIZ ŞİİR Mİ?
    • YOLCULUK
    • ARABESK SATRANÇ
    • AŞK DÜŞ/ÜNCE AKLA…
    • YAZAR ÖRGÜTLERİ NE İŞE YARAR?
    • SENİ SEVİYORUM; ÇÜNKÜ…
    • SON AKŞAM YEMEĞİ
    • Oysa denizin aklına gelmez hiç martısız kalacağı…
    • ÇARESİZ
    • AŞK; BENİ SENSİZ BIRAKMA
    • KUŞTAN SESLER KOROSU
    • BOYNU BÜKÜK
  • Arşivler

    • Ocak 2012
    • Aralık 2011
    • Eylül 2011
    • Temmuz 2011
    • Nisan 2011
    • Şubat 2011
    • Ocak 2011
    • Aralık 2010
    • Kasım 2010
    • Ekim 2010
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
  •  

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • Son Yorumlar

    • KÜÇÜREK için facebook mobile
    • İki Damla için Zayıflama damlası
    • Bitmeyen… için Buharlı mop
    • AKIL TUTULMASI için hoamicemi
    • Bitmeyen… için watch shows online
  • Etiketler

    AKP anka araştırma ayrılık aşk buz damla demokrasi değişim düş Ergenekon Hablemitoğlu ikarus iki karanlık korku kuş makale masa necip pencere pervaz seviyorum suikast takiyye ölüm öykü şiir
  • Arşiv

    • Ocak 2012
    • Aralık 2011
    • Eylül 2011
    • Temmuz 2011
    • Nisan 2011
    • Şubat 2011
    • Ocak 2011
    • Aralık 2010
    • Kasım 2010
    • Ekim 2010
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
Powered by WordPress & Web Design Company
[ Back to top ]